Göz Argon Lazer

 

Lazerler günümüzde bilimsel araştırma, tıp, sanayi, ışık gösterileri ve kompakt disk tarayıcılarında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Tedavi amaçlı olarak kullanılmaları icatlarından çok kısa bir süre sonra başlamıştır.  

  Türkçede lazer olarak yazılan kelime aslında İngilizcede “light amplificationa by the stimulated emission of radiation” tanımın baş harflerden oluşmaktadır. Işığın iki ayrı özelliği vardır. Bunlardan birisi tanecik yapısı diğeri ise dalga yapısıdır. Tanecik teorisi, ışığın foton denilen ufak parçalardan meydana geldiği görüşüdür. Fotonların ortaya koyduğu lazer ışığı; tek renkli olması, dağılmadan dümdüz gitmesi, birbirlerine belirli bir uyum içerinde bağlı olması gibi özellikleri taşır. Lazer ışığının dalga yapısı, basit bir sinüs dalgası olarak kabul edilir. Hızı saniyede 300.000.000 metredir.

   Tıpta kullanılan lazerleri; kristal (Yag türleri, gaz), gaz ( Argon, Excimer, Kripton), boya (dye) ve yarı iletken (diyot) lazerler olarak ayırmak mümkündür. Kristal lazerlerden olan Nd: yag 1064 nanometrelik quartz cam fiber optik kablolardan geçirilen kablolardan göz cerrahisinde, hem de diğer cerrahi branşlarda en çok kullanılan lazerlerden birisidir. Yag lazerin sıklıkla kullanıldığı alan katarakt sonra suni merceği saran kapsülün matlaşarak görüntüyü olumsuz olarak etkilenmesinin ortadan kaldırılmasıdır. Posteriör kapsülotomi denen bu tedavide tek bir darbeli Nd: yag lazer, kapsülün matlaşan arka tarafına odaklanmakta ve orada nano saniye mertebesinde bir patlama elde edilmektedir. Bu patlamanın netivesinde kapsül delinmekte ve hastanın görmesi anında iyileşmektedir. Ayrıca artan göz içi basıncının kontrol altına alınması amacıyla gözün iris adı verilen ön tabakasında bir delik açılması da yine Nd:yag lazer ile yapılmaktadır.

   Modern bazı lazerler arasında en çok kullanılanları argon kripton excimer ve karbondioksit lazerleridir. Argon lazer özellikle diabetik retinapati denilen şeker hastalığına bağlı retina kanamalarının tedavisinde önemli yer tutar. Şeker hastalarının görmelerinin zayıflamasına ve hatta körlüğe sebebiyet veren retinal damarların yayılmasının engelleme tedavisinde rutin bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Argon lazer ayrıca retina yırtıklarının ve göz içi basıncının düşürülmesinde de kullanılmaktadır. Erken tanı yırtık küçükken konulabilirse yırtığın kenarına yapılacak bir dizi lazer atışıyla ayrılma önlenebilmektedir. Trabeküloplasti denilen uygulamayla göz içi sıvısının akımına direnç azalır ve göz içi basıncında düşme sağlanır.

 

 


Sağlık Kadrosu            Tıbbi Birimler            Sanal Tur             Anlaşmalı Kurumlar            Bize ulaşın
Web Programlama Deltawebsistem